Mikropor dünya markası

Geri
Tarih

08-07-2016

Kategori

SEKTÖREL HABERLER

Okuma

802

Mikropor İstanbul Bölge Müdürü Tunga Eltetik: 'Amacımız, Mikropor'u dış pazarlarda bir marka haline getirmek'

Basınçlı hava filtrasyonunda dünyanın ilk üç büyük imalatçısından biriyiz
 
Mikropor, endüstriyel filtrasyonda Türkiye’nin en büyük imalatçısıdır. Faaliyetine 1980’lerde kurucumuz Kemal Yazıcı tarafından hava yağ ayırıcı seperatörlerinin imalatıyla başlayan firmamız, günümüzde Ankara’daki üç fabrikası ve 500 kişiyi aşkın çalışanıyla endüstriyel filtre imalatı konusunda Türkiye’nin en büyük firması olmuştur. Dördüncü fabrikamızın, 2013’ün ikinci yarısında devreye girmesiyle, toplam kapalı alanımız 60.000 metrekareyi aşacak. 
Mikropor ismi, yurtdışında kolay telaffuz edilmesinin yanında kolay akılda kalan bir isim. Mikro küçük, por ise gözenek anlamına geliyor. Mikropor, küçük veya mikro boyutta gözenek demek. Kurucumuz Kemal Bey, Türkiye’de bu konuda ilk imalatı ve ihracatı yapan kişidir. Mikropor’un bugünlere gelmesindeki en büyük pay; ihracata önem vermesi ve Kemal Bey’in bu konudaki ileri görüşlülüğüdür. 
Mikropor, üç ana grupta filtre imalatı yapmaktadır: HVAC sistemlerinde kullanılan filtreler, basınçlı hava filtrasyonu ve basınçlı hava içindeki nemi almaya yarayan basınçlı hava kurutucuları. HVAC grubunda klima santrallerinde kullanılan panel filtrelerden torba filtrelere, V filtrelere ve Hepa filtrelere varıncaya kadar geniş bir yelpazede imalatımız var. Bunun haricinde doğalgazla çalışan gaz türbinli enerji santrallerinin hava emiş filtrelerini de aynı grupta sayabiliriz. Basınçlı hava filtrasyonunda Mikropor, dünyanın ilk üç büyük imalatçısından biridir. Özellikle vidalı tip kompresörlerde kullanılan hava yağ ayırıcı seperatörleri, kompresörün dışındaki hatta giden havanın içindeki nemi, partikülü, kokuyu tutan basınçlı hava hat filtrelerini üretmekteyiz. Üçüncü grup ürünlerimiz ise basınçlı havanın içindeki nemi ayrıştıran kurutuculardır. Mikropor, +3 derece dewpoint’li gaz soğutmalı kurutucuların ve -40 derece dewpoint’li kimyasal kurutucuların imalatını yapan Türkiye’nin en büyük üreticisidir. Özellikle enerji tasarrufuna yönelik imal ettiğimiz Isıtmalı Tip Kurutucular (Heated Dryer) ABD ve Avrupa pazarında büyük ilgi görmektedir. 
Bu üç ana grup imalatın yaklaşık % 70’ini yurtdışına ihraç etmekteyiz. 2012 rakamlarına göre yurtdışına ihracatımız; 36 milyon doları aşmıştır. Bu da Türkiye’nin ilk 1000 ihracatçısı arasında Mikropor’u 521. büyük ihracatçısı yapmaktadır. 2013 rakamları açıklandığı zaman beklentimiz, ilk 500 firmanın içine girebilmektir. 
 
Amerika ve Avrupa’daki ofislerimiz doğrudan bize bağlı çalışıyor
 
Amerika ve Avrupa pazarları, Mikropor’un en büyük iki ana pazarıdır. Ama bunun haricinde 28 ayrı ülkeye ihracatımız var. Avrupa pazarında İtalya’daki ofisimiz ile faaliyet gösteriyoruz. Amerika’da da o bölgedeki faaliyetlerimiz için bir ofisimiz bulunuyor. İç satışı ise Ankara merkez olmak üzere ağırlıklı olarak İstanbul Bölge Müdürlüğü’nden yürütmekteyiz. Amerika pazarının kapılarını açmamızı sağlayan en önemli şey; kaliteli ürünü uygun işçilikle yapabilmemizdir. Amerika pazarında basınçlı hava ile ilgili önümüzdeki dönemde yatırım planlarımız var ancak bu yatırım A’dan Z’ye bir imalat şeklinde değil, yarı mamul veya bir montaj şeklinde de olabilir. Elbette bunlar yakın vadede yapmayı planladığımız yatırımlar değil, ciddi bir avantaj sağlayabilirse üzerinde konuşabileceğimiz yatırımlardır. 
Ürünlerimiz arasında servis gerektiren cihazlar, basınçlı hava kurutucularımızdır. Kurutucularla ilgili Türkiye’nin 7 ayrı bölgesinde servislerimiz bulunuyor. Ege, Güney ve Güneydoğu Bölgesi’nin bayiliklerini ve İç Anadolu Bölgesi satışını merkez üzerinden; Marmara Bölgesi’ndeki satışlarımızı ise İstanbul Bölge Müdürlüğü’nden yürütüyoruz. Rusya’da yeni bir bayi organizasyonumuz var. Rusya’daki ofis, Avrupa ve Amerika’dan farklı olarak distribütörlük olarak faaliyet gösteriyor. 
 
F5 ve F9 arasında kalan tüm Mikropor filtreleri, Eurovent Sertifikasına sahip
 
Mikropor, Türkiye’de filtrasyonda Eurovent belgesine sahip ilk ve tek firmadır. Eurovent Sertifikasyon firması Fransa merkezli, havalandırma sektöründe kullanılan tüm ekipmanların ilgili standarda göre yapılıp yapılmadığını denetleyen, eğer ilgili standarda göre yapılıyorsa ve bu kalite sürdürülebilir ise, ürünlerinizi sertifikalandıran bir kuruluştur. Mikropor olarak 5 yıl önce yaklaşık 1 milyon Euro yatırımla EN779 stand ve EN1822 stand olmak üzere iki test standı aldık. Halihazırda bu iki test standı da, bildiğimiz kadarıyla Türkiye’de tek. EN 779 test standı Eurovent sertifikasyonu ile direkt bağlantılıdır. Yani, bu sertifikayı almak isteyen filtre imalatçısının önce bu standı alıp, kurmalı ve filtre testlerini yapabilir hale gelmelidir. Çok sevdiğim bir söz var; “Ölçmek bilmektir, bilmek çözmektir” diye. Mikropor olarak biz testlerimizi kendimiz yapabiliyoruz, yani ölçebiliyoruz ve ne imal ettiğimizi ya da başka bir deyişle ne sattığımızı biliyoruz. Bu sayede çözüm üretebiliyoruz. F5 ve F9 arasında kalan tüm Mikropor filtreleri, Eurovent Sertifikası altındadır. Bu da, Avrupa’da veya Amerika’da bu sertifikaya sahip olan imalatçının yaptığı ürünlerle Mikropor ürünlerinin aynı kalitede olduğunun göstergesidir. Bilindiği gibi Eurovent Sertifikası sürelidir. Belli aralıklarla Eurovent yetkilileri denetleme yapar. Hattan istedikleri ürünü alır ve teste tabi tutarlar bu testler sonucunda sertifika sürenizi uzatırlar. Böylece kalitenin sürekliliği de sağlanmış olur. 
Gaz türbinli enerji santrallerinde kullanılan hava emiş filtrelerinde General Electric ve Siemens’in yetkili filtre tedarikçisiyiz. General Electric ’e tedarik ettiğimiz silindirik HEPA sınıfı türbin hava emiş filtrelerini dünyada ilk geliştiren firma Mikropor’dur. Basınçlı hava alanındaki ürünlerimiz için de ASME sertifikamız var. Amerika’ya basınçlı kap ihracatı yapabilmek için ASME sertifikasına sahip olmak son derece önemli. Mikropor, Türkiye’ de seri üretime uygun ASME sertifikasına da sahip ender imalatçılardandır. Mikropor’da yaklaşık 17 kişilik bir ar-ge grubumuz var. Ar-ge ekibimiz, ürünlerimizin geliştirilmesinde ve yeni ürünlerin ortaya çıkmasında çok önemli paya sahip. 
 
Klima santrali kullanan bazı sektörler ve klima santrali üreticileri filtre seçiminde kaliteye önem vermiyor
 
Ürünlerimizin kullanıldığı sektörlerin bir kısmında filtrasyona verilen önem yeterli seviyede. Mesela ilaç sektörü bu konuda çok bilinçli. Filtre ve filtrasyon sistemlerindeki yenilikleri takip ediyor ve standartlara uygun filtre kullanmaya özen gösteriyorlar. Yine devlet hastaneleri bu konuda hassas davranan kurumlardan. Devlet hastaneleri ilgili şartnamelerde belli standartlarda ürünleri tercih ediyorlar. Özel hastanelerde birkaç büyük grup aynı şekilde bilinçli davranıyor ama irili ufaklı birçok özel hastane için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil. Topluma açık, insanların aynı havayı soluduğu AVM’ler ise tamamen fiyat odaklı yaklaşıma sahipler. Maalesef bu mekânlardaki hava kalitesi son derece düşük. Bunun da zaman içinde düzeleceğini umut ediyoruz.
Filtrenin Türkiye’deki en büyük kullanıcıları klima santrali imalatçılarıdır çünkü her türlü havalandırma ihtiyacı olan mekânda bir klima santrali var. Açık konuşmak gerekirse; Eurovent sertifikalı birçok santral imalatçısı, Eurovent sertifikası olmayan filtreleri tercih ediyor. Kaliteden taviz veriyor. Üstelik bu tercihin özellikle iç pazara sunulan ürünlerde görülmesi biz daha da üzüyor. 
 
Hedefimiz, Mikropor’u dış pazarlarda bir marka haline getirmek
 
Markalaşma konusuna ise şunları söyleyebilirim; Avrupa ve Amerika pazarına gönderdiğimiz ürünler biraz fason ağırlıklı. Biz bugün dünyanın en büyük filtre imalatçılarından Camfil ve Freundenberg grubundaki Viledon’a fason imalat yapıyoruz. Ankara’dan direkt bu firmalara ihracat yapıyoruz ama yavaş yavaş Mikropor’u marka haline getirme çalışmalarına başladık. İnsanlar bir markayı satın alırken sadece o ürünü değil, ürün hakkındaki tüm algıyı satın alır. Marka, hedef kitle ve ürün arasında kurulan ilişkidir. Dayanıklıdır. Kaliteli ve güvenilirdir. Biz, Mikropor’un tüm bu özelliklere sahip olduğunu düşünüyoruz. Zaten İtalya ve Amerika’da ofis kurmamızın ana sebebi de bu. Şu andaki ticari durum bizi fason imalat yapma yönüne doğru itiyor ama hedefimiz, Mikropor’u dış pazarlarda bir marka haline getirmek. 
 
Mikropor olarak dünyada ilk olan uygulamalara imza attık
 
Filtrasyonda sürekli yeni ürün çıkmaz ama bizim anlatabileceğimiz yenilikler var. Bahsettiğim üzere, General Electric ile olan işbirliğimizde gaz türbinli santrallerde dünyada ilk hepa filtre uygulamasını Mikropor yaptı. Mikrocam elyafından silindirik filtre imalatını dünyada ilk olarak yine Mikropor gerçekleştirdi. Geliştirdiğimiz bu filtreler ile özellikle büyük gaz türbin santrallerindeki on-line ve off-line yıkama periyotlarını uzatarak, daha uzun süre türbinin kesintisiz çalışması sağlanmıştır. Günlük duruşlarda bile binlerce dolar kayba uğrayan türbinler, filtrasyondaki bu değişiklik ile kesintisiz üretim yapabilmektedir.
Yine Ankara’daki ar-ge merkezimizde geliştirdiğimiz 350 derecede çalışabilen MVHT model yüksek kapasiteli fırın filtrelerimiz, Volkswagen Almanya fabrikasında denenmiş ve 6 ay içinde 90.000 Euro elektrik tasarrufu sağlayarak bu segmentte bir ilki başarmıştır. 
 
Standarttaki revizyonlara dikkat!
 
EN 1822 (hepa filtre test standardı) ve EN 779 (kaba ve ince sınıflı filtrelerin standardı) yürürlükteki filtre standartlarıdır.
EN 779 standardı, 2013 başından geçerli olmak üzere, EN 779:2012 revizyonu adı altında revize edildi. Biz konuyu Mikropor olarak yakından takip ediyoruz. Bu konu ile ilgili son kullanıcılara; özellikle ilaç ve hastane grubuna bu revizyon ile ilgili birebir seminerler veriyoruz. Çünkü Türkiye’de bu sektörlerde çok yaygın kullanımı olan sentetik torba filtreleri direkt ilgilendiren bir revizyon bu. Sentetik torba filtrelerde kullanılan filtrasyon hammaddesi elektrostatik olarak şarj edilmiş halde geliyor. Tüm sentetik torba filtre imalatçıları, bu hammaddeyi elektrostatik şarjlı olarak alıyorlar, filtre haline getiriyorlar, son kullanıcıya sevk ediyorlar. Bugüne kadar yapılan filtre testlerinde, laboratuvarlarda yapılan testlerde, EN 779 2002 standardına göre yapılan testlerde, bu filtrelerin verimliliklerinde herhangi bir enteresan duruma rastlanmamış. Yani F7 olarak imal edilen bir filtre F7 verimliliğini, F8 diye imal edilen bir filtre F8 verimliliğini veriyordu. Ama pratikte farklı bir durum gözlenmiş; bu sentetik torba filtreler klima santralinde çalışırken üzerinden geçen havanın etkisiyle elektrostatik şarjı zamanla deşarj oluyor. Kullanım ömrünü tamamlamaya yaklaşan bir sentetik torba filtre test edildiğinde, verimliliğinin azaldığı gözlemlenmiş. Normalde bir filtrenin en verimsiz durumu, filtrenin ilk takıldığı andır. Temiz halidir. Filtrenin gözeneklerine partiküller gelmeye başladıktan sonra o gözenekler tıkanır ve eskiden tutamadığı küçük partikülleri de tutmaya başlar. Dolayısıyla filtrelerin verimliliği kullanıldıkça artar. Bütün filtrelerde bu böyledir. En geçirgen hali ilk takıldığı halidir, en kirli hali en verimli halidir. Sentetik torba filtrelerde zaman içinde verimlilik artmaya başlıyor fakat elektrostatik şarj, deşarj oldukça verimlilik düşmeye başlıyor. Bu aslında filtrasyon mantığına aykırı. Daha doğrusu F7, F8, F9 verimliliğini bekleyen son kullanıcının beklentisini karşılamıyor. Bu durum anlaşılınca 2012 revizyonu yayımlandı ve özellikle F sınıfı filtrelerin testinde minimum verimlilik değeri atandı. Artık sentetik torba filtrelerin deşarj edildikten sonra test edilmesi öngörülüyor. EN779:2002’nin yerini alan 2012 revizyonunda G ve F sınıfına ek olarak M adı altında yeni bir sınıf eklendi ve yeni standardın verimlilik gereksinimlerini karşılamayan çoğu torba filtreler bu sınıfta toplandı.
Durum böyleyken son kullanıcı ne kullanmalı? Son kullanıcı, torba filtre kullanmak isterse, F sınıf bir filtre için cam elyaf torba filtre kullanmalı ya da V filtre diye adlandırdığımız, piyasada rijit veya kompakt isimleriyle de geçen filtreleri kullanmalı. Özellikle Eurovent belgeli bir klima santrali imalatçısı da son kullanıcısına santrali gönderirken, filtre revizyonunu dikkate alması gerekiyor. 
 
Seçilen filtre ile enerji tasarrufu yapmak mümkün!
 
2012 sonu itibarıyla Eurovent sertifikalı filtre imalatçıları yeni revizyona göre filtrelerini test edip sınıflandırıyorlar. 2012 revizyonunun, günümüzün en popüler konularından biri olan enerji tasarrufu ile ilgili de bazı katkıları oldu. 2012 revizyonu ile beraber, biz de yaklaşık 1 aydır imal ettiğimiz filtrelere enerji etiketi basıyoruz. Artık filtrelerin de beyaz eşyalar gibi enerji etiketleri var. Ne tür bir enerji tüketimine sahip olduğunu, hangi enerji sınıfında olduğu bu etiketler sayesinde tüketici tarafından bilinecek. Bu sınıflar, filtrelerin başlangıç fark basınçları ve zaman içinde gösterilen dirençlerin, toz tutma oranlarının fanlar üzerindeki etkisi değerlendirilerek oluşturuldu. Gerek ekipman üreticileri gerekse son kullanıcılar, filtre seçimlerinde enerji etiketlemesine dikkat etmeli. Bu sayede tercih ettikleri filtre ile enerji tasarrufu yapabilirler. 
Özet olarak; gerek dizayn aşamasında gerekse kullanımda standartlar doğrultusunda performansı testler ile teyit edilmiş doğru filtre seçimi, hem ekipman imalatçısına hem de son kullanıcıya gerçek filtrasyon verimliliği ve enerji tasarrufu vaat ediyor. Bu sayede filtrasyon ve işletme masraflarından da uzun vadede tasarruf edilmiş olunuyor.

Sayfayı paylaş

Bu sayfayı tavsiye et

Tüm alanların doldurulması zorunludur.

Sayfayı paylaş

Tavsiyeniz için teşekkür ederiz!

Tavsiyeniz gönderilmiştir ve kısa sürede yerine ulaşacaktır.


İletişim Formu

Mesaj Gönder

İletişim Formu İletişim Formu

Lütfen tüm alanları doldurunuz!


İletişim

Mesajınız için teşekkür ederiz!

İletişim Formu İletişim Formu